Aşkım Seni Çooooook Seviyorum...

Tanım

Ben yani kısaca MRE :))


Bağlantılarım

» Ana Sayfa
» Profilim
» Arşivim-Eskiler
» İstekleriniz
Online Müzik
The Best Of MRE
MRE
TV'de Bugün
Günlük Burç
Türkçe - ingilizce Sözlük
ç - ı - g - ö - ş - ü
Kelime:




EFSANE GERİ DÖNDÜ ===> MRE 45 BİN TÜRKÇE MP3 Yeni Sitemiz Hizmete Açılmıştır. www.turkceblog.net/mre

Ve işte yaza damgasını vuracak şarkılar....

LİNKLER:

[ Pop]             Işın Karaca - Bye Bye                                

http://rapidshare.de/files/23662942/_sin_Karaca_-_Bye_Bye.rar.html

[ Halk]            İsmail Hazar - Sevdan Öyle Bir Şey          

http://rapidshare.de/files/23663118/ismail_Hazar_-_Sevdan_Oyle_Bir_Sey.rar.html

[ Pop]             Kenan Doğulu - Ara Beni Lütfen               

http://rapidshare.de/files/23663500/Kenan_Dogulu_-_Ara_Beni_Lutfen.rar.html

[ Pop]             Kenan Doğulu - Ay ışığı                              

http://rapidshare.de/files/23663678/Kenan_Dogulu_-_Ayisigi.rar.html

[ Pop]             Kenan Doğulu - Baş Harfi Ben                  

http://rapidshare.de/files/23663863/Kenan_Dogulu_-_Bas_Harfi_Ben.rar.html

[ Pop]             Kenan Doğulu - Rahatla                           

http://rapidshare.de/files/23664301/Kenan_Dogulu_-_Rahatla.rar.html

[ Pop]             Sezen Aksu - Sızı                                                     

http://rapidshare.de/files/23664405/Sezen_Aksu_-_Sizi.rar.html

[ Pop]             Ayna - Ay Değil Mevsim Değil

http://rapidshare.de/files/23562439/Ayna_-_Ay_Degil_Mevsim_Degil.rar.html

[ Fantazi]        Birolcan - Küstüm Güllere

http://rapidshare.de/files/23562560/Birolcan_-_Kustum_Gullere.rar.html

[ Halk]            Cansu Koç - Gamzedeyim Deva Bulmam

http://rapidshare.de/files/23562704/Cansu_Koc_-_Gamzedeyim_Deva_Bulmam.rar.html

[ Özgün]          Efkan Şeşen - Dokuzaltı Yolarında

http://rapidshare.de/files/23562943/Efkan_Sesen_-_Dokuz_Alti_Yollarinda.rar.html

[ Gitar]           Ege - Gam Çalar

http://rapidshare.de/files/23563088/Ege_-_Gam_Calar.rar.html

[ Pop]             Funda Arar - Camdan Kalp

http://rapidshare.de/files/23563260/Funda_Arar_-_Camdan_Kalp.rar.html

[Fantezi]         Gülben Ergen - Lay La Lay Lalay

http://rapidshare.de/files/23496682/Guelben_Ergen_-_Lay_La_Lay_Lalay.rar.html

[ Pop]             İlhan İrem - Ben Değilim

http://rapidshare.de/files/23563390/ilhan_irem_-_Ben_Degilim.rar.html

[ Gitar]           Kıraç - Bir Veda Havası

http://rapidshare.de/files/23563769/Kirac_-_Bir_Veda_Havasi.rar.html

[ Fantazi]        Mahsun Kırmıgül - Dönmeyeceğim

http://rapidshare.de/files/23563943/Mahsun_Kirmizigul_-_Doenmeyecegim.rar.html

[ Gitar]           MFÖ - Sarı Laleler

http://rapidshare.de/files/23564122/MFO_-_Sari_Laleler.rar.html

[ Halk]            Müge Sarıkurt - Sen Hiç Bahar Görmedin

http://rapidshare.de/files/23564361/Muge_Sarikurt_-_Sen_Hic_Bahar_Goermedin.rar.html

[ Gitar]           Özgür Çevik - Fırtına

http://rapidshare.de/files/23564467/Ozgur_Cevik_-_Firtina.rar.html

[ Pop]              Serdar Ortaç - Dansöz

http://rapidshare.de/files/23564657/Serdar_Ortac_-_Dansoz.rar.html

[ Pop]             Serdar Ortaç - Sor

http://rapidshare.de/files/23564822/Serdar_Ortac_-_Sor.rar.html

[ Halk]            Sibel Pamuk - Bilmez mi

http://rapidshare.de/files/23565012/Sibel_Pamuk_-_Bilmez_mi.rar.html

[ Özgün]          Volkan Konak - Gardaş

http://rapidshare.de/files/23565189/Volkan_Kovak_-_Gardas.rar.html

[KARMA]      Karma Albüm - Karışık

http://rapidshare.de/files/23567042/KarmaAlbum.rar.html

 

Yaza damgasını vuracak şarkılar sırası ile bu sitede yayınlanacaktır.

 

Yasal Uyarı: Buradaki şarkılar tanıtım amaçlıdır. Hiçbir şekilde sitemiz yasal sorumluluğu üstlenmeyecektir. Şarkı yüklendikten 24 saat içinde bilgisayarınızdan silinmesi gerekmektedir...

 

Rapid indirme yöntemi: Site açıldıktan sonra "Free" yazan yeri tıklıyorsunuz ve açılan siteden saniyeler hızla azalmaya başlıyor (Yaklaşık 30-35 Saniye). Daha sonra saniyeler bittikten sonra açılan yere kenarda görünen 3 haneli barkod yazılıyor ve "Download From Mirror Alpha" yı tıklayarak bilgisayarınıza yüklüyorsunuz....

 

Bütün Şifreler: MRE


Tarih: 07:00, 21/8/2006 Kategori: Muzikler
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Bir Defada Ölmeyeceksin...

Buz misali erimekte hayat

Yanlışlıklar tekrarlanırken

Anlamsızca ayrılıkları anlatmak

Ne kadar zormuş öğrendim

 

Biliyorum yoksun artık

Dönmeyeceksin…

Hiçbir zamanda olmayacaksın hayatımda

En kötüsü de bir defada ölmeyeceksin

Acı çektireceksin lime lime

Anlayacaksın yalnızlık ne demek

Sensizliğin ne zor olduğunu

Coşkun denizlerde yelkensiz kalacaksın

Çoğu zaman acılara acı katacaksın

Suçlu benmişim gibi bileceksin

Oysa zaman çözecek her şeyi

Zaman her şeyi çözer diyecek birileri

Geçtiği ile kalacak kısacık ömür

Yaşanmış anlara isyan edecek

Koparacaksın ömrünü dalından

En güzel günler bunlar değil diyeceksin

İş işten geçmeden diyeceksin

Ama fayda etmeyecek

İş işten çoktan geçmiş olacak

MRE


Tarih: 09:00, 20/8/2006 Kategori: Siirlerim
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

Seni Beklerken...

LAVINIA

Sana gitme demeyeceğim
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar,
Yanımda kal.

Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalan istiyorsan yalanlar söyleyeyim.
İncinirsin.

Sana gitme demeyeceğim,
Ama gitme, Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme, Lavinia.


Özdemir ASAF

 


Tarih: 01:00, 12/6/2006
Bağlantı

Gittiğin Günden Beri

 

Kaç gün oldu

Gittiğin yerden haber yok

Bilmiyorum ne haldesin

Nerelerdesin

Kimbilir beklide hiç yoktun

Bir hayal, bir masaldı dedim

Yavaşça çevirdin sayfaları

Okumadan geçtin bir bir

Gözümde canlanan resmin

Çoktan yırtıldı

Eksik kaldı yüzü

Tamamlayacaktım oysa…

Eksik kaldı bir yanım

Yerinin yanında bir boşluk

Gittiğim her yerde seni soruyorlar

Bilmiyorum diyorum onlara

Nasıl oluyor dediklerinde

Bilmiyorum işte diyorum sertçe…

Aslında biliyorum nerde olduğunu

Söylemek istemiyorum

O gitti demek zor geliyor

Gitmek için gelmişti diyorum kendime

Ama şunu biliyorum

Gittiği yer geldiği yerden iyi olmayacak

 

MRE

 


Tarih: 10:47, 3/6/2006 Kategori: Siirlerim
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

Kadınları anlamak...

Adamın biri kumsalda yürürken ayağı eski bir lambaya takılmış, adam lambayı kumların içinden çıkarmış. Dalgasına belki cin çıkar deyip ovalamış lambayı. Harbi harbi cin çıkmış.

 

Cin demiş ki;

-“Bu, bu ay içinde dördüncü çıkarılışım ve bu işten bunalmaya başladım bu yüzden 3 dileği unut. Sadece bir dilek hakkın var!”

 

Adam oturmuş ve bir süre düşünmüş ve “Her zaman Hawaii’ye gitmek istedim ama uçaktan korkarım ve deniz de beni çok tutar. Benim için Hawaii’ye bir köprü yap ve arabayla oraya gidebileyim” demiş.

 

Cin gülmüş ve

-“Bu imkansız. Bu işin lojistiğini düşün! Köprünün ayakları nasıl Pasifik’in dibine ulaşabilir? Ne kadar beton gerektiğini, ne kadar çelik gerektiğini düşün. Hayır başka bir dilek düşün” demiş.

 

Adam tamam demiş ve gerçekten güzel bir dilek düşünmeye başlamış. En sonunda,

-“ Dört kere evlendim ve boşandım. Bütün karılarım her zaman duyarsız olduğumu ve onunla ilgilenmediğimi söylerlerdi. Bu yüzden, kadınları anlayabilmeyi diliyorum… Nasıl hissettiklerini ve neden ağladıklarını, bir şey söyledikleri zaman gerçekten ne istediklerini… Onları nasıl gerçekten mutlu edebileceğimi bilmek istiyorum…”

 

Cin cevap vermiş:

-“Köprü kaç şeritli olsun?”


Tarih: 05:39, 21/5/2006 Kategori: Ozel
Yorum (6) | Yorum yaz | Bağlantı

Bana Bir Şarkı Söyle...

Özledim sesini ne olur konuş

Bir gül açtır zamanların ötesinden

Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel

Gök mavisinden, deniz mavisinden

Bana bir şarkı söyle

İçimde bir şey kımıldıyor

Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum

Bir baksana ne haldeyim deli divane

Yaralıyım, çaresizim umutsuzum

Bana bir şarkı söyle

Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt

Dökül karanlığıma ışıklar gibi

Al beni, en uzaklara götür

Sesin, aksin içimde bir pınar gibi

Bana bir şarkı söyle

Bütün renkleri kat birbirine

Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan

Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi

Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan

Bana bir şarkı söyle

Yağan kar nasıl hazin yağar bilirsin

Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı

İşte öyleyim, kapkarayım bu gün gel

En hüzünlü sesinle, en dokunaklı

Bana bir şarkı söyle

 

Ü.Yaşar


Tarih: 11:44, 19/5/2006 Kategori: Siirlerim
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

Bir Yaşam Hikayesi

     Ülkenin batısındaki küçük bir mahallenin bir sokağının neredeyse tamamı ressamlardan oluşmaktaydı.
Bu mahallede, üç katlı bodur bir tuğla yığınının tepesinde iki kız arkadaşın stüdyoları bulunmaktaydı.
Alt katlarında ise yaşlı bir ressam otururdu. Günlerden bir gün kız arkadaşlardan biri zatürree hastalığına yakalandı. Genç kız günden güne eriyordu. Bir gün, arkadaşı resim yaparken O da yatağında pencereden dışarı bakıyor ve sayıyordu... geriye doğru sayıyordu. "On iki" dedi, biraz sonra da "on bir"; arkasından "on", sonra "dokuz"; daha sonra, hemen birbiri ardına "sekiz" ve "yedi". Arkadaşı merakla dışarı baktı.
Sayılacak ne vardı acaba? Görünürde sadece kasvetli, bomboş bir avlu ile altı yedi metre ötedeki tuğla evin çıplak duvarı vardı. Budaklı köklerinden çürümüş, yaşlı mı yaşlı bir asma, tuğla duvarın yarı boyuna kadar tırmanmıştı. Dönüp arkadaşına "Neyin var?" diye sordu. Hasta kız fısıltı halinde "altı" dedi.
"Artık hızla düşüyorlar. Üç gün önce neredeyse yüz tane vardı. Saymaktan başıma ağrı giriyordu. Ama simdi kolaylaştı. işte biri daha gitti. Topu topu beş tane kaldı şimdi." "Beş tane ne?" diye sordu arkadaşı.
"Yapraklar, asmanın yaprakları. Sonuncusu da düşünce, ben de mutlaka gideceğim. Hissediyorum bunu."
Arkadaşı ona saçmalamamasını söyleyip içmesi için çorba götürdü. Fakat O; "İşte bir tanesi daha gidiyor.
Hayır çorba filan istemiyorum. Bununla geriye dört tane kaldı. Hava kararmadan sonuncusunun da düştüğünü görmek istiyorum. Ondan sonra ben de gideceğim." diyerek cevap verdi. Genç kız uykuya daldığında arkadaşı da alt kattaki yaşlı ressamı ziyarete gitti. Bu sırada yaprak olayını da anlattı yaşlı adama. Yukarı çıktığında arkadaşı uyuyordu. Ertesi sabah hasta kız hemen arkadaşına perdeyi açmasını söyledi. Ama hayret! Hiç bitmeyecekmiş gibi gelen upuzun gece boyunca aralıksız yağan yağmur
ve şiddetle esen rüzgardan sonra, bir asma yaprağı hala yerinde duruyordu. Sapına yakın tarafları hala koyu yeşil kalmakla birlikte, testere ağzı gibi tırtıllı kenarlarına ölümün ve çürümenin sari rengi gelmiş olan yaprak, yerden altı yedi metre yükseklikteki bir dala yiğitçe asılmış duruyordu. "Bu sonuncusu" dedi hasta kız. "Geceleyin mutlaka düşer diye düşünmüştüm. Rüzgarı duydum. Bugün düşecektir, o düştüğü an ben de öleceğim." Ağır ağır geçen gün sona erdiğinde onlar alacakaranlıkta bile, asma yaprağının duvarın önünde sapına tutunmakta olduğunu görebiliyorlardı. Derken şiddetli yağmur tekrar başladı. Hava yeteri kadar aydınlanır aydınlanmaz, genç kız hemen perdenin açılmasını istedi. Asma yaprağı hala yerindeydi.
Genç kız, yattığı yerden uzun uzun yaprağı seyretti. Sonra arkadaşına seslendi. "Münasebetsizlik ettim.
Benim ne kötü bir insan olduğumu göstermek istercesine, bir kuvvet o son yaprağı orada tuttu. Ölümü istemek günahtır. Simdi biraz bana çorba verebilirsin." dedi. Aksam üstü gelen doktor ayrılırken;
"Simdi alt kattaki bir hastaya bakmam gerekiyor. Yaşlı bir ressammış sanırım. O da zatürree. Yaslı adamcağız çok ağır bir durumda, kurtulma umudu yok ama daha rahat eder diye bugün hastaneye kaldırılıyor," dedi. Ertesi gün doktor: "Tehlikeyi atlattınız, siz kazandınız." dedi. O gün öğleden sonra arkadaşı artık iyileşmiş olan arkadaşına alt kattaki yaşlı adamı anlattı. Yaslı adam iki gün hastanede yattıktan sonra ölmüş. Hastalandığı günün sabahı kapıcı onu aşağıda, odasında sancıdan kıvranırken bulmuş. Pabuçları, elbisesi baştan aşağı sırılsıklam, her yanı buz gibi bir haldeymiş. Öyle korkunç bir gecede nereye çıktığına akıl sır erdirememişti kimse. Sonra, hala yanık duran bir gemici feneri,
yerinden sürüklene sürüklene çıkarılmış bir portatif merdiven, bir de üstünde birbirine karışmış sarı, yeşil boyalarla bir palet ve sağa sola saçılmış bir kaç fırça bulmuşlar. O zaman o son yaprağın sırrı da çözüldü.
Rüzgar estiği zaman bile yerinden oynamayan yaprak, yaşlı ressamın şaheseriydi. Yaşlı adam, son yaprağın düştüğü gece oraya bir yaprak resmi yapıp yapıştırmıştı.

 

-O. Henry


Tarih: 11:43, 19/5/2006 Kategori: Hikayeler
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı
MRE

MRE


<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->